ender saraç ayurveda Google

ender saraç

Ayurvedaya ilk adım

İnsanlara yardımcı olmak ve canlılarla uğraşmak bana hep ilginç ve çekici gelmiştir. Yaşamda belli bir çizgiyi aşmış ve insanoğluna yenilik getirip, yaşantısını kolaylaştırmış kişiler beni çok etkilemiştir. İnsanın anatomik yapısını inceleyip, ilk kez resimleyen Leonardo Vinci gibi…

Babasının karaciğer hastalığından on ay gibi bir sürede vefat etmesinden çok etkilenen yazar Dr.Ender SARAÇ insanlara yardımcı olmak onların daha fazla yaşamalarını sağlamak amaçlarıyla tıp fakültesine girerek doktor olmuş, tıp bilgi ve becerisinin çok iyi olmasına rağmen modern hayatın ve tıbbın sanıldığı kadar sağlık ve mutluluk getirmeyeceğini düşünerek Hintli Ayurveda hekimlerinin uyguladığı muayene ve tedavi yöntemlerinin gerekliliğine inanmış ve bu teknikleri mevcut tıp bilgileriyle birleştirerek hastalarına şifa dağıtmaya başlamıştır. Dr.Ender SARAÇ, Doktorluk deneyim ve tecrübeleriyle Ayurveda tekniklerini bu kitabında toplayarak okuyucularına sunmuştur.

Sağlığı iki misli ya da on misli daha iyi yapabilmek için, yaşamın daha derin anlayışına dayalı yeni bir bilgiye gerek vardır. Bu kitap, işte bu bilginin eşsiz kaynağını, önleyici tıp ve sağlık bakımı sistemi olan Maharishi Ayurveda’ yı tanıtmaktadır. Hindistan’ da 5000 yıl öncesine dayanan Ayurveda, Sanskritçe iki kök sözcükten gelir; “Ayur” ya da yaşam, ve “Veda” ya da bilgi, bilim. Onun için Ayurveda sözcüğü genellikle “yaşam bilimi” olarak çevrilir. Bir başka deyişle “yaşam süresinin bilgisi” olabilir.

Ayurveda’ nın amacı; bize hastalık ya da yaşlılık engeli olmadan hayatımızın nasıl etkileneceği, şekillendirileceği, uzatılacağı ve en sonunda denetleneceği konusunda bilgi vermektedir. Ayurveda, geleneklerini piramitlerin yapımından asırlarca önce başlatan ve onu kuşaktan kuşağa aktaran bilge kişilerin bilgeliklerinin toplamını içerir. Maharishi Ayurveda batı dünyasına ancak 1985’ te ulaştı. Bu sisteme ismini veren, Transandantal Meditasyonun kurucusu Maharishi Mahesh Yogi’ dir; ve 1980’ lerin başında Ayurveda’yı yeniden canlandırmaya girişmiştir. Yazar Dr.Ender SARAÇ 1989 yılından itibaren İsviçre, Hollanda ve Almanya’da Ayurveda ileri kurs ve eğitimlerini alarak aktaran doktorlardan birisi olarak çok sayıda hastayı bu yöntemle tedavi etmiştir.

Kitapta yer alan konulardan bazıları şunlardır: Ayurvedanın insanı ele alışı, evrenin oluşumunun insan fizyolojisiyle ilgisi, hastalıkların basamakları, dosha ve subdosha dengesizlikleri, doğanın doshasının insan doshasına etkisi, kozmosla uyum içinde beslenmek, şişmanlık, bedenin iç ve dış temizliği, transandantal meditasyon, ayurvedik beslenme önerileri şeklindedir.

Ayur : yaşam, Veda : bilgi

Ne zaman yazıldıkları kesin olarak saptanmış olmamakla birlikte, bilinen ilk yazılı metinlerden olan Veda’ların, binlerce senelik bir geçmişe sahip oldukları kabul edilmektedir. Kelime anlamı olarak Ayur, yaşam; Veda, bilgi demektir.Veda bilgisi, yaşamın her alanında mükemmel gelişmeyi amaçlar. Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Ayurveda, günümüzde ulaşılmış en eski, mükemmel ve bütünsel bir tıp sistemidir. Bu kitapta anlatılan Ayurveda, Hintli fizikçi, bilim ve felsefe adamı

Maharishi Mahesh Yogi önderliğinde, özgün şekline uygun olarak, günümüzde sunulmuş olan Maharishi Ayurveda’dır.

Mükemmel sağlık için 20 yaklaşım

Bilinç, temel ses, entelekt, duygular, dil, gandharva veda, yoga hareketleri, marma terapi, nöro respiratuvar, fizyolojik arınma, bitkiler ve mineraller, rasayanlar, davranış, nabızdan teşhis, jyutish, yagya, günlük ve mevsimsel rutinler, taşlar, sthapatya ved, ayurvedik programlar.

Ayurveda’ya göre hastalık oluşumunun nedenleri

Ayurveda’ya göre, sağlıklı bir insan, doshaları dengede olan, iştahı açık, dhatuları normal işleyen, boşaltımı dengede, zihni ve duyguları mutlulukla dolu bir kimse olarak tanımlanır. Bu, klasik anlayışımızdaki sağlığa göre daha farklı bir ifadedir. Hastalıklar ve yaşlanma, kosmoz ve doğayla olan “bir”likten ve bu “bir”liğin “farkında” olmaktan uzaklaşmamız sonucu ortaya çıkıyor ve bu noktada “pragyaparat” adını verdiğimiz entelekt hatası oluşuyor. Olumlu sosyal değerlerin kaybı; sayğıdeğer insanlara ve yaşlılara karşı saygısızlık; zihinde bozukluk yapan ilaçları kullanmak; zayıf ve kötü bireylerle arkadaşlık; negatif titreşimi olan ortamlar, kişiler ve mekanlarda çok sık temasta bulunmak; kıskançlık, korku, kızgınlık sonucu davranışlarda bulunmak. Bunların hepsi pragyaparat’la bağlantılıdır.

İnsanın Kuantum Mekanik Bedeni

Madde ya da enerjinin temel ünitesi olarak tanımlanan kuvantum, maddenin en küçük yapı taşıdır. Bu düzeyde madde ve enerji birbirlerinin yerini alabilirler. Bütün kuvantumlar, şekil almayı bekleyen görünmez kuvanta adı verilen titreşimlerden oluşurlar. Kuvantum mekanik beden, kahkahadan gözyaşına, adet kanamasına, bütün düşünceler, bütün duygular, proteinler, hücreler, organlar olmak üzere varlığımızın gözle görülen veya görülmeyen her kısmının temelidir. Zihin-beden bütünlüğü de burada ortaya çıkmaktadır. Kuvantum düzeyde, bedeniniz gözle görülmeyen çeşitli işaretler gönderir ve sizin bunları yakalamanızı bekler. Fiziksel nabzınızın altında yatan bir kuvantum nabzınız ve onu çalıştıran bir kuvantum kalbiniz vardır. Maharishi Ayurveda’ ya göre bedendeki bütün organların ve süreçlerin bir kuvantum eşdeğeri bulunur. Oysa beden programınızı kuvantum düzeyden yeniden organize edebilir, Ayurveda önerileriyle daha sağlıklı ve uzun bir yaşama sahip olabilir., tekrar iç doğanıza dönerek, kendinize yardım edebilir, mükemmel sağlığı yaratabilirsiniz.

Evreni oluturan beş temel element akaşa-boşluk, vayu-hava, agni-ateş, apa-su, piritivi-topraktır. Bu beş element yaşamın da temel taşlarıdır. Bunları psişik enerji akışlarında da görebiliriz. Örneğin ateşli bir tartışmada, ateş elementinin var olduğunu söyleyebiliriz. Tüm yaşamı oluşturan elementler; yemekte, hava durumunda, uykuda, mevsimlerde, günlerin saatlerinde, sevgi ve endişede bulunur.

Vata tipinin özellikleri

Vata tipinin ana teması değişkenliktir. Bunun dışında Hafif, ince yapı, etkinlikleri çabuk yerine getirme, düzensiz acıkma ve sindirim, uykusuzluk, coşku, canlılık, kolay heyecanlanma, endişeli olmaya eğilim, kabızlığa eğilim gibi özellikler vata tipinde etkindir.

Pitta tipinin özellikleri

Pittanın teması yoğunluktur. Bunun dışında pitta yapısında orta derecede beden yapısı ve güç ile dayanıklılık, girişimci kişilik, keskin bir zeka, keskin açlık ve susuzluk, güçlü hazım, öğün atlayamama, sarı, açık kahve saç gibi özellikler etkindir.

Kapha tinin özellikleri

Kapha tipinin ana teması sakindir. Bunun dışında sağlam, güçlü bir beden yapısı, düzenli enerji, sakin ve yumuşak kişilik, ağır uzun uyku, şişmanlığa eğilim, sevecen, hoşgörülü, sahiplenme gibi özellikler kapha tipinde etkindir.

Sağlıklı beslenmenin dokuz altın kuralı

Yemek, mutlu, huzurlu, sakin bir ortamda sadece yemeğe konsantre olarak yenmeli, yapısal farklar ve fizyolojinin ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak, hergün, altı tat da alınmalıdır. Yemekten sonra hemen aktivitelere geçilmemeli, öğlen, ana öğün olmalıdır. Kahvaltı ve akşam yemeği miktar olarak az ve hafif olmalı, akşam yemeği erken alınmalı, hemen uykuya geçilmemeli, gece yoğurt ve peynir yenmemeli, beden tipinize ve mevsime uygun olarak düzenli bir şekilde bal ve süt almak doğru beslenme için iyidir. Ruhsal gelişim teknikleri ve meditasyon uygulayan kişiler için fazla miktarda soğan, sarımsak, yerfıstığı ve mantar yemek çok iyi değildir.

Yazar kitabında zihin-beden ilişkisi ile vücut dengemizin kurulmasının elimizde olduğunu; bunlarla ilgili olarak Maharishi Ayurveda düşünsel ve mekanik tekniklerin önerdiği program çerçevesinde veya Ayurveda tekniğini bilen doktor kontrolünde beden tiplerine göre günlük yiyecek ve yaşam takvimleri ile bitki, baharat ve doğal yiyeceklerle bazı yoga egzersizlerinin uygulanarak çeşitli hastalıkların tedavi edilebileceğini örnekleriyle okuyuculara sunmuştur.

ender saraç ayurveda önerileri

Yaz sıcakları bastırmak üzere. Sıcağın bedendeki etkisini dengelemek ve sağlığı korumak için Ayurveda’ya göre, yapılması ve yapılmaması gerekenler, artırılması, azaltılması gereken yiyecekler vardır. Size bunların genel bir listesini veriyorum. Ayrıca serinletici lezzetleri ve sıcaklarda vücudun dengesini korumak için bazı önerileri de bu sayfada bulacaksınız.

Artırmanız gerekenler: Tatlı, buruk, kekremsi, serin, ılık, çok sulu olmayan gıdalar.

Tahıl: Buğday, pirinç, yulaf, arpa.
Bakliyat ve fasulyeler: Mercimek hariç genelde hepsi iyidir. (Sarı mercimek, kuru fasulye, soya fasulyesi, barbunya, nohut, iç bakla).
Sebzeler: Kuşkonmaz, enginar, tüm yeşil lifli yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı, semiz otu, ebegümeci) yeşil kabak, hindiba, karnabahar, brokoli, yeşil fasulye, lahana, kereviz, bakla, patates, tatlı patates, bezelye, tatlı yeşil biber, yeşil papaya, filizler, Brüksel lahanası, acur, rezene, salatalık, mantar, marul, bamya, dereotu, roka, nilüfer kökü, zeytin.
Süt ürünleri: Sadeyağ, süt, tereyağı, tatlı ayran, krema; taze, tuzsuz, yağlı peynirler, ekşimemiş yoğurt, cacık. Kilo veya kolesterol sorununuz varsa yağsız süt ürünlerini tercih edin.
Tatlandırıcılar: Beyaz veya yarı arıtılmış şeker, az miktarda bal. Ancak kilo sorununuz varsa sadece az miktarda esmer şeker tüketin.
Yağ: Zeytinyağı, Hindistan cevizi, ayçiçek yağı, soya yağı.
Çerezler: Ayçekirdeği, kabak çekirdeği, Hindistan cevizi. Baharat: Kişniş, kimyon, az miktarda zencefil, zerdeçal, safran, rezene, tarçın, kakule, az miktarda limon suyu, nane, dereotu.
Meyveler: Üzüm, nar, kestane, muz, avokado, mango, Hindistan cevizi, kavun, elma, armut, kuru üzüm, hurma, kuru incir, incir, kayısı, tatlı portakal, tatlı ananas, Trabzon hurması, papaya, kivi, kiraz, kavun, karpuz, mandalina gibi olmuş tatlı veya buruk meyveler.
Et: Et tüketimi pek fazla önerilmemekle birlikte, kişi eğer et tüketiyorsa, tavuk, karides, hindi önerilir.

Azaltılması gerekenler

Acı, ekşi, tuzlu tatlar: Çok sıcak tüketilen yiyecek ve içecekler.
Tahıllar: Darı, arpa, kara buğday, çavdar. Bakliyat ve fasulye: İri fasulye (azuki) ve mercimek.
Sebzeler: Domates, pancar, havuç, acı turp, çiğ soğan ve sarımsak.
Süt ürünleri: Ekşi süt ürünleri, yoğurt, peynir, özellikle eski ve çok mayalı tuzlu peynirler, tuzlu tereyağı.
Tatlandırıcılar: Pekmez ve fazla miktarda esmer şeker.
Yağ: Badem yağı, susam yağı, mısır yağı.
Çerezler: Ayçekirdeği ve kabak çekirdeği, Hindistan cevizi hariç tümü azaltılmalıdır.
Baharatlar: Isıtıcı ve sıcak olanlar (acı biber, pul biber, karabiber, hardal tohumu, karanfil, kereviz tohumu ve çimen tohumu).
Meyveler: Papaya, greyfurt, tuzlu zeytin, ekşi portakal, şeftali, ekşi üzüm, ekşi ananas, böğürtlen, çilek, ekşi erik gibi asitli ve ekşi meyveler.
Et: Genel olarak et, özellikle kanlı, kırmızı et (büyük baş hayvan; sığır, domuz gibi) ve deniz ürünleri.

Serinleten iki tarif Lassi (Tatlı ayran)

Malzemeler : – 1/4 çay kaşığı kakule – 1 tutam safran – 3 çorba kaşığı sıcak su – 2 su bardağı yoğurt – 2 su bardağı soğuk su – 2 çorba kaşığı şeker – 1/4 su bardağı krema – Birkaç damla gülsuyu

Hazırlanışı: Kakule, safran ve sıcak suyu mikserde karıştırın. Soğuk su, şeker ve yoğurdu ilave edin. Karışımın tadı keskin gelirse isteğe göre krema ilave edebilirsiniz. Birkaç damla gülsuyu aşırı sıcak etkiyi dengeler.

Buzlu çay

Malzemeler : – 1.5 litre temiz içme suyu – 6-7 adet orta büyüklükte taze nanenin yaprakları – Yarım tatlı kaşığı yeşil çay – Yarım tatlı kaşığı yasemin – Yarım tatlı kaşığı melissa – 1 orta boy gülün yaprakları – 2 çorba kaşığı esmer şeker – 4-5 kaşık veya 1 ince dilim olgun kavun – Yarım limon

Hazırlanışı: Suyu kaynatın, içine nane, yeşil çay, yasemin, melisa ve gül yapraklarını atın. 5 dakika demlensin. Sonra süzün ve içine limon suyunu sıkın. Esmer şekeri, kavunu katıp mikserden geçirin. Bol buz ekleyin. İçeceğiniz zaman taze nane yaprakları, limon dilimleri ile süsleyin ve gün içinde bol bol için. İsteyenler ayranı veya buzlu çayı su dışında maden sodası kullanarak da yapabilirler. Özellikle aşrı terleyen veya yazın tansiyonu düşen kişiler için bu daha bile iyi olabilir.

Dengeleyici öneriler

- Kulak arkası, ense, saç dipleri, eller ve ayakları sık sık ıslatın veya suyla sıvazlayın. Özellikle kulak arkalarını serin tutmak ısı merkezini dengelemek için çok önemlidir.

- Meyan kökü hapları veya şurubu harika bir yaz dopingidir. Serinletir, enerji verir, düşük tansiyonu dengeler. Yazın evde de meyan kökü şurubu yapabilir ve taze nane yapraklarıyla süsleyip içebilirsiniz.

- Gül şerbeti, sulu ekşi olmayan ayran, maden sodası, limonata, cacık, serin komposto, buzlu kahve ve hoşaflar da sağlıklı içeceklerdir.

- Yüzme yazın en iyi spordur. Yazın aşırı terleten, kan revan içinde bırakan sporları yapmayın. Su sporlarını tercih edin. Eğer yapamıyorsanız o zaman sabah erken veya akşamüstü saatlerinde yürüyüşü tercih edin. Mutlaka egzersizden sonra ılık duş alın ve baş bölgenizi serin tutun.

- Akşam asla ağır ve hazmı zor gıdaları tercih etmeyin, ağır gıdaları yatmaya yakın tüketmeyin.

- Alkole çok dikkat önce keyif verir, rahatlatır hatta bazıları buzlu içilip serinletebilir. Ama acısı sonradan çıkar bedeninize zarar verir. Akşam uykuda daha da çok terler, sıvı kaybeder ve iyi bir uyku uyuyamazsınız.

- Asla aşırı soğuk-buz gibi içecek ve gıdalara yüklenmeyin. Oda ısısına yakın olanlar uzun vadede daha iyi ısı dengeleyicidir.

Karpuz, peynir, ekmek üçlüsü

Yazın öğünü geçiştirmek isteyenlerin veya diyet yapanların belki de en lezzetli ve pratik kurtarıcısı karpuz-peynir ikilisi. Ancak karpuz çok miktarda yenirse ve tam da sevdiğiniz gibi kan kırmızı ve şekerli olursa bu kez de bedene fazla şeker yüklenmiş oluyor. Peynir de eğer yağlıysa (eski kaşar, tulum, rokfor, gouda, yağlı lor) ve fazla tuzluysa o zaman bu ikili değil diyet yapmak, tersine fazla yağ ve şekerle kilo aldırıcı bile olabiliyor. Karpuz-peynir ikilisinin yanına eğer ekmek veya simiti de eklerseniz o zaman bu masum gibi gözüken yaz ara öğünü veya akşamı karpuz-peynir-ekmekle geçiştiririz düşüncesi tam bir kilo faciasına dönüşebiliyor. Ama birkaç kurala dikkat ederseniz yazın kilo almadan da karpuz peynir veya meyve-peynir ikilisini tüketebilirsiniz.

- Karpuz-peynirin yanına simit, ekmek gibi hızlı bir karbonhidrat eklemeyin.

- Karpuz bir normal dilimden fazla olmamalı. Peynir kendi parmağınızla 4 parmaktan fazla tüketilmemeli.

- Karpuzun daha çok kırmızı, şekerli olan tarafı değil, daha pembe, az şekerli, diri olan kısmı hatta çok yararlı olan beyaz kısımları da tüketilecek.

- Peynirler taze lor, çökelek, taze dil, suda mozarella gibi az tuzlu, az yağlı olmalı. Eğer karpuz sevmiyorsanız ama meyve peynir ikilisinden de vazgeçemem diyorsanız o zaman seçtiğiniz meyveler sert, diri, aşırı şekerlenmemiş, taze mevsim meyveleri olsun. Erik, şeftali, nektarin, karadut, çilek, vişne, kiraz gibi.

Yazın bağırsak temizliğinin önemi

Aşırı sıcaklarda sizin de sağlık dengeniz olumsuz etkileniyorsa o zaman ayda 1 seferi geçmemek koşuluyla bir gece yatmadan önce 3 çorba kaşığı (kabıza yakınsanız), bağırsaklarınız normalse 2 çorba kaşığı Hint yağını biraz meyve suyuyla karıştırıp için. Ertesi sabah sadece ılık komposto ve semizotukabak çorbası tüketin. Sakin bir gün geçirerek detoks yapın, bol bol oda sıcaklığında su için.








Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>