sağlıklı yaşam sırları Google

ahmet maranki

Prof. Dr. Ahmet Maranki Sağlıklı Yaşamın Sırlarını Anlattı

*Günlük tüketilen gıdalar konusunda dikkatli olunması ve her türlü meyve ve sebzenin mevsiminde tüketilmesini tavsiye eden Maranki; “Sağlığımız için gıdaları mevsiminde yemeliyiz.”.dedi

*Örnek olarak kış aylarında domates kesinlikle yenmemeli. Yüce yaratan onu yaz aylarında yenilsin diye yaratmış. Kış aylarında yenilen domatesin çekirdeği kan hücreleri üzerinde olumsuz etki yapabilir.

*Aynı şekilde yazın da kış aylarına mahsus meyveler yenilmemeli.

*Patates cips olarak yenilmemeli. Bunun yerine fırında patates yenilebilir. Çünkü cipsin tüm enerjisi kızgın yağda yok oluyor. Bu tür besinlerle beslenen çocuklar aklı basmayan, öğrenemeyen kişiler oluyor.”

*Sağlıklı yaşamanın sırrını çözmek istiyorsanız; kırmızı et ve tavuk etinden uzak durarak bol sebze ve meyve tüketmenizi öneririm.

*Protein ihtiyacınızı, baklagillerden ve balık etinden fazlasıyla temin edebilirsiniz.

*Hayvansal gıdalardan uzak durmanızı tavsiye etmemizin sebebi Türkiye’de hayvan sağlığının kontrol edilememesidir.

*Siyah çay yerine yeşil çay içmeyi alışkanlık haline getiriniz.

*Şeker yerine tatlandırıcı olarak bal yada pekmez kullanınız.

*Yemeklerinize mümkün olduğu kadar az tuz atınız.

*Sofranızdan; maydanoz, dereotu, kırmızı turp, beyaz lahana, brokoliyi eksik etmeyiniz.

PROF DR AHMET MARANKİDEN SAĞLIK YAŞAM için 12 ÖĞÜT

Günümüzde hastalıklar o kadar çok arttı ki. Bu durumun bir nedeni de, sağlıksız be hormonlu besinlerle beslenme. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam koşullarından bahseden pek çok uzmanı, çeşitli Tv kanallarında görüyoruz. Bu insanlar, sağlıklı bir nesil ve sağlıklı insanlardan oluşmuş bir toplum yaratmaya çalışıyorlar bana göre. Ve çok da güzel önerilerde bulunuyorlar. Bu isimlerden bir tanesi de Prof. Dr Ahmet Maranki. Maankinin sağlıklı yaşamak için belirlemiş olduğu 12 altın kuralı var. Bunları hepğ birlikte görelim isterseniz.

1- Günlük alınan yağ miktarından gelecek enerji miktarı toplam enerjinin yüzde 30′unu geçmemesine dikkat edilmeli. Yemeklerde hayvansal yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü gibi sıvı yağlar kullanılmalı. Yemekler hazırlanırken haşlama, ızgara ve fırında pişirme gibi yöntemler uygulanmalı. Kızartmalardan ve kavurmalardan uzaklaşılmalı. Etli olarak pişirilen yemeklere ayrıca yağ konulmamalı.

2- Sucuk, salam, sosis gibi yağlı et ve et ürünlerinin yerine; balık, tavuk, hindi eti veya kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller tercih etmelisiniz.

3- Yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünleri tercih edin.

4- Az şekerli gıdaları tercih edin. Tatlıların ve şekerli içeceklerin tüketimini azaltın.

5 – Günlük tuz tüketimi, ortalama 1 çay kaşığı olmalı. Salamura, konserve, zeytin ve turşu gibi tuzlu besinlerin tüketimini azaltın.

6 – Mümkün olduğunca alkol kullanılmayın.

7- Besinler hazırlanırken veya pişirilirken hijyen kurallarına dikkat edin. Yiyecekler pişirilirken haşlama, fırında ve buharda pişirme yöntemlerini tercih edin. Kızartmalardan kaçının.

8 – Bebeklerinizi ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemeye önem verin ve 6 aydan sonra ise gerekli besinleri kullanılarak yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayın.

9- Günlük olarak tüketilen besinlerin çok çeşitli olması gereklidir. Besinlerin büyük kısmının hayvansal gıdalar yerine bitkisel gıdalardan seçilmesi gerekmektedir. Günde; sabah-öğle ve akşam olmak üzere 3 öğün yenilmeli. Öğün atlamamaya özen gösterilmeli. Daha çok doğal ve taze besinler tercih edilmeli.

10 – Günlük beslenme programında bulgur, mısır, pirinç, makarna gibi ekmek ve tahıl grubu gıdaların bulunmasına dikkat edilmeli. Günlük enerji ihtiyacının en az yüzde 55′i karbonhidratlardan sağlanması gerekir.

11 – Günde 5-7 porsiyon taze sebze ve meyve yenilmesi gerekmekte. Sebze ve meyveler vücudumuzun vitamin, mineral ve posa gereksinimlerini karşılamakta. Posa özellikle bağırsak hareketlerini düzenler, kan şekeri ve kolestrol seviyelerinin düşmesine yardımcı olur.

12 – Her gün orta seviyede fiziksel egzersiz yapılarak, vücut ağırlığı tavsiye edilen sınırda kalmasına dikkat edilmeli. Düzenli olarak yürüyüşler yapılmalı. Yeterli ve dengeli beslenme ile birlikte düzenli yapılan fiziksel aktivite, kalp ve solunum fonksiyonlarını düzenler, osteoporozu önler.








Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>